18 Şubat 2026 Çarşamba

“E Mİ YAVRUCAK”

İkindisi uzun
Soluk sofra bezi
Taşı insansızdır
Demiri yorar beni

Alıştırıp soğuğa
Unutturur geç geldiğini
Süt konan masaların beklediği, beklettiği
Benimle aynı bardaktan su içmez
Gecenin sisi bir atın üstünde geldi
Sen soludukça bende buğulanan camlar
Buğudan incinir
Taşla kırılmaz

Bana, ören yerleri öğlen sıcağında
Bana, bankta geçirilen bir ikindinin suçluluğu
Dünya su içilmez musluklarda 
Çeşme sırasıdır bana
Sana hediye getirdiğim kâğıda sarılı ayna
Er kantininde satılır, çarşıda bulunmaz

Sen uzanınca üstünde biriken çiy
Yerini arayanlara senin için örtü olur
Yoldan geldiğinde ayaklarındaki dikenler
İçerde, henüz açmayan gülleri korur
Nerede olduğunu merak edenler
Falcılardan medet umar, bana sormaz

Verdiğin selam 
Sonunda eve geç döndürür beni
Sen olmayınca saçlarımı kimin keseceği
Erenlere malum olur
Bana olmaz

2 yorum:

Fülya Çetin dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Fülya Çetin dedi ki...

Bu derinliğe kim inebilir vurgun yemeden?